İzmir GastroFest

Tur:
İzmir GastroFest
Gün Sayısı:
1 gün boyunca
Destinasyon:
Alsancak Garı
1 gün boyunca

İzmir GastroFest

2000’li yıllardan itibaren ülkelerin ve kentlerin uluslararası çapta tanınmasında ve markalaşmasında kültürü, sanatı, doğal güzellikleri, ekonomisi kadar gastronomisi de itici güç olmaya başladı.

Günümüzde gastronomi, turizmin en önemli ayaklarından birini oluşturuyor. Gidilecek bölgelerin mutfak zenginliği, restoranları ve yıldız şefleri, neredeyse tüm seyahat rotalarını belirliyor. İtalya’da Toscana, Piemonte bölgeleri, İspanya’da San Sebastian, Barcelona, Girona, Danimarka’da Kopenhag; ünlü şefleri, restoranları ve yemekleri ile birçok ziyaretçi topluyor.

İzmir; doğası, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle uluslararası turizme en kolay açılacak kentlerin başında geliyor. Ancak bugüne dek bu zenginlik Gaziantep, Hatay ve İstanbul gibi yemekleri ve restoranlarıyla ön plana çıkamadı. İzmir Mutfağı algısı yaratılamadı.

Oysa bölge otlarıyla, meyve ve sebzeleriyle, etiyle, balığıyla çok zengin bir ürün çeşitliliğine sahip.

İzmir, kapsamlı bir etkinlikle özgün ve çok kültürlü mutfağını dünyaya tanıtabilir, turizmine artı değer katabilir.

Zeytin ve bağ yolu rotaları, Seferihisar Mandalina, Urla Enginar, Alaçatı Ot Festivalleri gibi etkinleri de kucaklayan ancak daha geniş perspektifteki İzmir Gastronomi Festivali kenti arzu edilen noktaya taşıyacaktır.

Neden GastroFest

  • Ekim ayında düzenleyeceğimiz İzmir GastroFest’in amacı, bölgedeki dinamikleri harekete geçirecek bir adım atarak İzmir mutfağını tanıtmak; İzmir’i, gastronomisiyle ön plana çıkan, marka olan bir kent yapmak.
  • İlişkilerimizin rayına oturmaya başladığı bir dönemde, AB ülkelerinden davet edilen şefler, restoran sahipleri, turizm acenteleri, yeme-içme yazarları ve kanaat önderlerinin katkılarıyla İzmir, yeme-içme amacıyla seyahat eden turistlerin radarına girecektir.
  • Hedefimiz, her geçen yıl farklı temalarla büyüyen saygın bir gastronomi festivaliyle İzmir’i güçlü bir turizm destinasyonu haline getirmek.

Kimi Bekliyoruz

Dünya mutfağına, yerel mutfağa ve değişik tatlara duyarlı, meraklı, eğitimli, sağlık ve çevre konusunda bilinçli, sosyal farkındalığına sahip, kültürel özgünlüğü ve buna bağlı mutfak deneyimlerini çeşitlendirmeye açık, gastronomi alanında keyifli paylaşımlar dolu bir gün geçirmeyi hedefleyenlerdir.

Festival Teması

Antik dönemlerden bu yana göç ve ticaret yollarının geçiş̧ noktalarından biri olan İzmir, mutfağıyla da çok kültürlü yapısını yansıtır. Tarihi boyunca göç alan ve göç veren bir coğrafyada yer alan İzmir’in mutfağı da göçlerle şekillenmiştir. Mutfağının zenginliğini ve çeşitliliğini Türklerin, Ermenilerin, Rumların, Yahudilerin, Levantenlerin ve Kafkasya’dan, Balkanlardan göç edenlerin yemekleri oluşturur.

İzmir’in bugün olmazsa olmazları arasında olan arapsaçı, hindiba, tilkişen, ısırgan gibi otlar Giritli göçmenlerle mutfağa girmiş̧, İspanya’dan 15. yüzyılda göç eden Sefarad Yahudileri’nin getirdikleri boyoz, İzmir kahvaltısının vazgeçilmesi olmuş̧tur. Rumlardan miras, midye salma ve anasonlu gevrek de öyledir.

İzmir’in en fazla göç alan, komşu iki semti Kadifekale ve Yapıcıoğlu, Giritlilere ve mübadillere ev sahipliği yapmış̧. Bu iki semte yerleşen Mardinliler, midye dolmayı Giritlilerden öğrenmiştir. Giritlilerin bol soğanlı, kimyon, karabiber, tarçın, kuş üzümü ve fıstıklı midye dolmasını kendi ağız tatlarına göre uyarlamışlar ve ortaya “İzmir usulü” midye dolma çıkmış̧.

İzmir halen ülke içinden de göç almaya devam ediyor. Son bir yıl içinde İzmir sadece İstanbul’dan 18 binin üzerinde göç almış. Göçler olumlu ve olumsuz yanlarıyla çağımızın en büyük gerçekliklerinden. Bu yüzden de çok güçlü bir kültürel çeşitlilik barındıran İzmir mutfağını tanıtmak, anlatmak üzere yola çıkarken ‘göç’ temasını seçtik.